Bu sayfadasın: Anasayfa Eleştiriler 12 Eylül Sabahı

Eleştiri 12 Eylül Sabahı


Her darbenin bir sabahı vardır
Heyamola Yayınları geçen ilkbaharda internet ve basın yoluyla bir proje çağrısı yapmış, 40 yaşın üzerindeki herkesten 12 Eylül sabahı yaşadıklarını anlatmalarını istemişti... Proje 1980 darbesinin 30. yılında tamamlandı. Editörlüğünü Ömer Asan’ın yaptığı ‘12 Eylül Sabahı’ adlı kitap yayımlandı. Yazı, karikatür ve fotoğraflardan oluşan kitapta tam 114 yazar ve çizer yer alıyor. Bu malzeme, 12 Eylül’ün hafızalarda nasıl izler bıraktığını ortaya koyuyor. Kitap, Türkiye’nin demokrasi tarihine dair önemli anekdot ve bilgiler de içeriyor. ‘12 Eylül Sabahı’nda tanıdık yazarlar ve çizerler olduğu kadar ilk kez kendi 12 Eylül’ünü anlatan vatandaşlar da yer alıyor. Adalet Ağaoğlu, Adnan Binyazar, Ayşe Sarısayın, Hıfzı Topuz, Haydar Ergülen, Üstün Akmen kitapta yer alan yazarlardan bazıları. Kitapta 12 Eylül’ü savunan görüşler de var... (20/08/2010 Kültür Sanat)
_________________________________________________________________________

12 Eylül darbesi için halktan dilenecek bir özür, geleceğimizi teminat altına almanın ilk adımı olacaktır. Bu kitap, 12 Eylül Sabahı yaşananları kaleme almak için halka yapılan çağrı üzerine gelen yazı, karikatür ve fotoğraflardan oluştu. Heyamola Yayınları olarak okurlara sunduğumuz, editörlüğünü Ömer Asan’ın yaptığı bu eser, 114 yazar ve çizerin yer aldığı yayın tarihimizde az rastlanılan kolektif bir çalışmadır. 12 Eylül 30 yıl sonra tartışılırken, muhakkak öncesi de tartışılacak. Binlerce yurtseverin öldürülmesinde yer alan katillerin yöneticilerini, örgütlerini, kurumlarını afişe etmek bir zorunluluktur. Çünkü bu kişiler –emekli olanlar dâhil- hala vatan kurtarıcıları kisvesiyle aktif rol almakta/çalmaktadırlar. 12 Eylül’den bugüne dek işlenen (17.000) faili meçhul cinayetler, bu katillerin artan bir azimle görevlerini yerine getirdiklerinin en acı kanıtıdır. Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan yurttaşlarımızın, tanınan yazar ve gazetecilerimizin birebir tanıklığıyla oluşan 12 Eylül Sabahı adlı kitabımız, demokrasi ve insanlık tarihimize ışık tutacak. Çünkü belki de ilk defa bu kitapta, bilindik isimler dışında 30 yıl sonra 12 Eylül ve sabahı halkımız tarafından açık ve cesaretle dile getiriliyor. Her düşüncenin yer aldığı -12 Eylül’ü umursamayan, alkışlayan ve savunanlar dâhil- bu kitap o sabahın panoramik bir fotoğrafını da çekmiş oluyor.

Çıkan sonuç şudur; dünya tarihinde var olan ve var olma mücadelesi veren her devletin ordusu var. Bu tartışılmaz bir gerçektir. Dolayısıyla kuramsal olarak “orduya karşı/düşman olmak” bir ütopyadan öteye geçmez. Tüm devletler ordusuyla birlikte, belki de yüzyıllarca birlikte yaşayacaklar. Ancak silahları sürekli kendi halkına dönük bir “ordu” başka bir şeydir. Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ordusu tartışma konusu haline geldi. Ordusu tartışılan bir devletin, giderek varlığı da tartışılır hale gelir ve bu en tehlikeli durumdur. Dolayısıyla, şimdi, orduyla birlikte hukuken nasıl yaşamamız gerektiğine dair taleplerimizi olabildiğince dile getirme ve belirleme zamanıdır. Ülkemizin siyasi-iktisadi geleceğine yönelik mücadelelerde haksız rekabetin önüne geçmek ve demokrasi dışı müdahaleleri engellemenin olmazsa olmaz koşulu bu olmalıdır. Öncelikle, 12 Eylül’ün öncesi ve sonrasının tasarlayıcısı, müsebbibi olan ve “iktidarı” bugüne dek sarsılmaz konumda olan Genelkurmay’ın, son yıllarda en yetkili ağızları tarafından sözde dile getirilen “demokrasiye bağlılık” söylemleri gerçekliğe kavuşturulmalı, hukuken, siyaseten teminat altına alınmalıdır. O nedenle, 12 Eylül 1980’de TBMM’yi kapatıp yönetimi ele geçiren -silahlı bir kurum olan- Ordu/ Genelkurmay’ın geçmişe yönelik somut bir özeleştiri yapması gerekiyor. Kurumsal olarak yapılması gereken tarih özeleştirisi, en yüksek rütbeliden en düşük rütbeli askere kadar, Türkiye halkının tanıklığında yapılmalıdır. Beraberinde halktan dilenecek bir özür, geleceğimizi teminat altına almanın ilk adımı olacaktır. Sonrasında tüm askeri-sivil bürokrasi, hukukun, halkın, parlamentonun denetimini kabul ettiğini beyanla politik ilişkilerden tamamen uzaklaşmalıdır. Böylece, siyasi-iktisadi mücadele alanları iktidar partisi, iktidar mücadelesi veren partiler, sivil toplum örgütleri ve halka bırakılmış olacaktır ki, doğrusu da budur. 12 Eylüller ancak böylece son bulabilir ve geleceğimize umutla bakabiliriz.

12 Eylül Sabahı Kitabına katkı sunan yazar ve çizerler;
Yazarlar: Adalet Ağaoğlu - Adnan Binyazar - Adnan Özyalçıner - Adviye Erbay - Ahmet Kavaklı - Ahmet Özer - Ahmet Ş. Mollamehmetoğlu - Ali Narçın - Ali Baransel - Ali İhsan Çiçek - Ali Rıza Özaslan - Alper Akçam - Alper Yalman - Anais Martin - Aslan Şen - Atilla Cesur - Aydan Çelik - Ayşegül Korkmaz - Ayşe Sarısayın - Bade Uygun - Besim Erarslan - Birsen Ferahlı - Boğos Çalgıcıoğlu - Bülend Tuna - Bülent Şirin - Casim Yılmaz - Cemal Nasipoğulları - Cüneyd Ayral - Çiğdem Sezer - Didem Görkay - Elgiz Pamir - Elvan Feyizoğlu - Emel Kayın - Emine Dilek Karayazgan - Emine Gönel - Emre Senan - Enbiya Kırali - Fahri Cingirt - Fatma Üstün - Fergül Yücel - Genco Gülan - Gülsüm Cengiz - Günay Güler - Halil İbrahim Özcan - Haluk Işık - Haslet Soyöz - Haydar Ergülen - Hidayet Karakuş - Hıfzı Topuz - Hikmet Altınkaynak - Hülya Aydoğan - Hülya Soyşekerci - Hüseyin Akın - Hüseyin Alemdar - İbrahim Dizman - İbrahim Turan - İkbal Kaynar - İsmail Cem Özkan - Kazım Güleçyüz - Kıvanç İşcan - Leyla Çelik - Ludmila Denisenko - Macid Soydan - Mehmet Miraç - Meliha Akay - Mustafa Tuğrul Akın - Muteber Dizman - Nail Güreli - Namık Çubukçu - Nejat Narinç - O. Hikmet - Ömer Asan - Ömer Sait Kökcan - Öner Ciravoğlu - Ragıp Taranç - Rita Tuna Gençay - Saadet Arıkan Özkal - Sabri Kuşkonmaz - Saime Ünlüsoy - Salim Turgut - Sedat Özel - Selçuk Şahin - Sevil Mısırlıoğlu - Süleyman Erguner - Şefik Asan - Şenol Şen - Şeyhmus Diken - Turgut Çeviker - Turhan Feyizoğlu - Ulviye Çakır - Üstün Akmen - Vural Sözer - Yalçın Yusufoğlu - Yavuz Fırat - Yiğit Bener - Yılmaz Demiral - Yurdagül Yurtseven - Yusuf Doğar - Yusuf Erkan

Çizerler: Ali Karayel - Aslı Yücel - Atilla Pasin - Birol Çün - Canol Kocagöz - Eray Özbek - Ercan Baysal - Levent Dağaşan - Lütfü Çakın - Mehmet Tevlim - Mehmet Zeber - Mustafa Ak - Mustafa Yıldız - Özhan Mercan - Yalçın Eroğlu

“12 Eylül Sabahı” Kitabı (www.edebiyatodası.com) / 20.08.2010

geri