Bu sayfadasın: Anasayfa Eleştiriler Selim İleri Kitabı /Şimdi Seni Konuşuyorduk

Eleştiri Selim İleri Kitabı /Şimdi Seni Konuşuyorduk

Şimdi Seni Konuşuyorduk 'Selim İleri'
 
ÖZGE YALIN, Zaman Cumaertesi, 6 Ekim 2007
  
 
Türk edebiyatında örneğini pek göremediğimiz bir şey oldu ve yazarlığının 40. yılında Selim İleri için bir kitap hazırlandı. 50'ye yakın yazar, kendi pencerelerinden usta yazarı anlattı. "Selim İleri Kitabı / Şimdi Seni Konuşuyorduk", bir edebiyat eseri olmanın ötesinde bir vefa örneği...
Elif Şafak, Doğan Hızlan, Beşir Ayvazoğlu, Mehmet Barlas, Ahmet Ümit, Sevinç Çokum, Tuna Kiremitçi, Ömer Erdem, Halit Refiğ,

İnci Enginün, Mario Levi, Ali Çolak, Jale Sancak, Nalan Barbarosoğlu, Nursel Duruel, Gül İrepoğlu, Birhan Keskin, Vivet Kanetti...

Her biri Selim İleri'nin kendilerinde bıraktığı izleri yazdı.


54 yazar Selim İleri'yi anlattı

Selim İleri 1968'de yayımlanan ilk kitabı "Cumartesi Yalnızlığı" nın arka kapağına şöyle bir not düşmüştü: "Amacı: Daha eşitliksever daha insancıl, daha duygusal bir yeryuvarlağına ulaşmak için çektiği bunalımı -varsa eğer- duyanlarla paylaşmak…" Bir kitabın arka kapağına yazdığı bu cümle, onun yazı hayatındaki hedefini, yol haritasını ortaya koyuyordu. Selim İleri, bugün edebiyattaki 40. yılını yaşıyor. 40 yılda 50 ye yakın kitabıyla Türk edebiyatında çok farklı bir yerde duruyor. Kitaplarına ve yarım asrı geçen yaşamına bakıldığında onun bu hedefi gerçekleştirdiğini söylemek zor değil. Bunun en büyük ispatı ise yazarın edebi kişiliğinden ve hayatından kesitlerin yer aldığı "Selim İleri Kitabı: Şimdi Seni Konuşuyorduk" adlı kitap. 50nin üzerinde yazarın Selim İleri'yi anlattığı, Handan İnci'nin hazırladığı kitap, Doğan Kitap etiketiyle dün piyasaya çıktı. Selim İleri'yi yakından tanımak isteyenlerin, bu kitaba dikkatlice bakmaları yeterli. Hemen her görüş ve düşünceden usta kalem, İleri'yi anlatıyor kitapta. Bir yazar için farklı yelpazeden bu kadar kalemlerin aynı kitapta bir araya gelmesi, başlı başına bir olay aslında. Bu, edebiyat tarihimizde eşine pek rastlanmayan bir durum.


Yazılarıyla kimler mi katkıda bulunmuş kitaba? Elif Şafak, Doğan Hızlan, Beşir Ayvazoğlu, Mehmet Barlas, Hasan Bülent Kahraman, Feridun Andaç, Ahmet Ümit, Canan Barlas, Abdullah Uçman, Zeynep Kerman, Sevinç Çokum, Tuna Kiremitçi, Ömer Erdem, Füsun Akatlı, Halit Refiğ, İnci Enginün, Mario Levi, Ali Çolak, Jale Sancak, Nalan Barbarosoğlu, Deniz Kavukçuoğlu, Ayşe Sarısayın, Nursel Duruel, Gül İrepoğlu, Cem Erciyes, Birhan Keskin, Vivet Kanetti ve İnci Aral'ın da aralarında bulunduğu 54 değerli kalem. Peki ne mi anlatıyor bu yazarlar? Tabii ki usta hikayeci ve romancı Selim İleri'yi. Sadece usta bir kalemi, bir üslup adamını değil, bir münevveri, bir dostlarını anlatıyorlar. Ve bütün bu yazıları okuduktan sonra insan ister istemez Selim İleri'yi kıskanıyor. Ne diyelim, darısı başka yazarlarımızın başına... İşte, kitaptan yaptığımız bir seçki:

Prof. Dr. Abdullah Uçman: Selim İleri'nin hikâye ve romanlarında eski İstanbul semtleri, konaklar, evler, buralarda yaşayan insanlar, yazarın çocukluk izlenimleri sanki birbirine geçmiş bir masal gibidir ve biz bu masaldan bir türlü uyanmak istemeyiz.
Ahmet Ümit: Romanlarındaki o derin kederi yaratan ruh dünyasının öteki yüzünde yemekten, içkiden, dostluktan, şakalardan, çiçeklerden, kedilerden zevk alan bir adam vardı.
Ali Çolak: Bahariye Caddesi' nden dünyaya açılan çocuğa minnet borçluyuz, bizi durmadan o sonsuz dostluk ormanına davet ettiği için.
Beşir Ayvazoğlu: Selim İleri'nin inşa ettiği arı duru geçmiş zaman, özlediği gelecektir.
Canan Barlas: Büyük bir titizlik içinde bilgiyi romanında yoğuruyor. Bilgi bilgi olmaktan, duygu duygu olmaktan çıkıyor ve Selim İleri'nin ulaşılması zor olan romanı ortaya çıkıyor.
Doğan Hızlan: Kendinden önceki yazarları sanırım onun kadar, başkalarının okuması için çırpınan bir romancı ve öykücü yoktur.
Elif Şafak: Selim İleri okuru olmak pek çok yozluğun, kulaktan dolma cehaletin ve yüzeyselliğin yaşandığı bir coğrafyanın ortasında edebiyat vahasına rastlamak gibidir.
Halit Refiğ: Yıllar sonra bugün, gelişimini başından itibaren adım adım izlediğim Selim İleri'yi yaşayan en büyük edebiyatçımız kabul etmekteyim.
İnci Aral: İleri, romanların yavanlaştığı, insandan uzaklaştığı, öykülerin bir örnekleşerek biçimcilik tuzağına düştüğü şu günlerde soyluluktan ödün vermiyor, onurla direniyor ve daha fazla değerleniyor.
Mehmet Barlas: Ama ayrıca Selim İleri, biz gazetecilerin örnek almamız gereken çok çalışkan ve araştırıcı bir "Medya Arkeoloğu"dur da.
Feridun Andaç: Bu anlamda, İleri, önünde duranların ona sağladığı olanakları en iyi biçimde değerlendirerek; kendi yazı/öykü yolunu bulabilmiş ender yazarlarımızdandır. Oradan aldığı bilinç, bilgi, ışıkla yaşadığı/tanık olduğu dönemin gerçekliğine bakar. Çektiği fotoğrafta epriyen hayat, sönen bakış, insan ilişkilerindeki alt üst oluş, değişimin dili vardır.
Prof. Dr. Gül İrepoğlu: Bir sanatçıya farklı çerçevelerden bakıldıkça ışıldar, renklenir yapıtları. Selim İleri'ye de resmin penceresinden bakmak, yazdıklarını izlenimci tablolar misali incelemek olası... Evet, Selim İleri'yi farklı bir ressam olarak görürüm ben ve etkileyici bir ressam olarak... Yapıtlarının tümü bir araya geldiğinde de benzersiz bir resim galerisi çıkar ortaya, bir görkemli galeri... Sese, renge, kokuya gereksinim duymaksızın, bu duyuşların tümünü neredeyse daha canlı aktarabilen yazma sanatının şaheserleri...
Hasan Bülent Kahraman: Gelenek sorununa İleri'nin getirdiği ve gelenek kavramını etkin, işlevsel, üretken ve devingen bir biçimde tanımlamasına ve kullanmasına olanak veren bir yaklaşımdır. Bununla Selim İleri Türk edebiyatının bir asırdan daha uzun süredir devam eden modernleşme/modern tartışmasına da kalıcı ve mutlaka daha geniş bir biçimde ele alınması gereken bir yeni boyut kazandırmıştır.
Prof. Dr. İnci Enginün: Selim İleri' nin eserlerindeki şahıslar, yazarlar, göndermelerle ilgili mutlaka bir kılavuz kitabın hazırlanması gerekir.
Mario Levi: O kadar çok ortak dostumuz ve anımız vardı ki artık... O akşamki Selim İleri hem o çok hüzünlü hem de o çok nüktedan Selim İleri'ydi. Ancak daha da önemlisi o akşamki Selim İleri, sadece bana abilik yapmış Selim İleri değil, arkadaşım Selim İleri'ydi de artık...
Nursel Duruel: Görünen ise, yani herkesin görebileceği, Selim İleri'nin bu öyküden önce yazdığı öyküler, romanlar, anılar ve kendisiyle yapılan söyleşiler. Fıskiyeden fışkıran suyun belli bir yüksekliğe ulaştıktan sonra yer çekimine dayanamayıp toprağa saçılması gibi yazarın yaratıcı gücünden fışkıranlar da bütün yazdıklarına dağılıyor çünkü. Cem Erciyes: Büyük bir "genç yetenek"olarak girdiği edebiyat dünyasında, önemli ödülleri de aldı, geniş okur kitlelerine de ulaştı, en büyük övgüleri de kazandı; uzun zamandır Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından biri o...
Semih Gümüş: Sonra dil gelir. Dil, Selim İleri'nin romanlarında ve öykülerinde hep yeni Türkçenin bugün ulaştığı düzeye uygun ve onun olanaklarını sonuna dek değerlendiren bir anlayış içinde kurulur.
Prof. Dr. Zeynep Kerman: Selim İleri, yazı hayatına başlamasının kırkıncı senesini idrak ediyor. Zannederim bu salonda onu en eski tanıyanlardan biri benim. Kız kardeşimin ilkokul arkadaşı Selim İleri'nin ben, kısa pantolonlu, gür saçlı, hafifçe toplu küçük bir çocukken, annesiyle Şifa sokağına veya sokağın tam karşısındaki Bakla Tarlası apartmanına aile ziyareti yapmak üzere gelişlerinden hatırlıyorum.
Deniz Kavukçuoğlu: Her yapıtında "insan" vardır Selim İleri'nin; hayatın içinden, hiç tanımasak da tanıyormuşuz gibi gelen insanlar.
Ömer Lekesiz: Şimdi romancı Selim İleri, incelemeci Selim İleri, sorgulamacı Selim İleri, kent tarihçisi Selim İleri, denemeci Selim İleri... olarak birçok Selim İleri'yi tanıyorum; edebiyat eylemince büyüyen, kitaplarınca çoğalan Selim İleri'ler...
Sevinç Çokum: Hesabı Mimar Sinan hesabıdır, belli de etmez.
Sibel K. Türker: Ben hırçın bir okurken, daha fazla nefret ve burnu büyüklük ararken o okurluğumu ehlileştiriyordu sanki.
Tuna Kiremitçi: Daktilosuna her dokunuşuyla çoğalıp yükselen, acılarımızı ve sevinçlerimizi okşayan bir nağme; evrendeki sonsuzluğa doğru...
Vivet Kanetti: Sonra Türkiye'de kimselerin yapamadığı şey: Bir özeleştiri anında yanaklarının ıslanışı...

geri